‘Havası en temiz şehir Bursa. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Hava Kalitesi İzleme Merkezi’ne bağlı Sürekli İzleme Merkezi verilerine göre Türkiye’nin en kaliteli havası Bursa’da ölçüldü.’

Bu notu, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş sosyal medya hesabından paylaştı.

Merak ediyorum, bakanlığın ölçüm cihazlarının hangi bölgelerde olduğundan Aktaş’ın haberi var mı?

Öyle tahmin ediyorum ki yok!

Diğer yandan bakanlığın kerameti kendilerinde saklı yetkilileri, nasıl oluyor da Bursa’nın havasının temiz olduğunu ilan ediyorlar.

Ölçüm cihazlarının bulunduğu semtler Soğanlı, Koğukçınar, Başaran, Etibank, Çiftehavuzlar, varlıklı insanlara bile kömür dağıtımının sorumsuzca yapıldığı Şirinevler’de olmadığı kesin!

Peki nerede?

Kentin yüksek noktalarında veya doğalgaz kullanımının yoğun olduğu bölgelerde.Olan yerlerde bile cihazlar havanın kaliteli olmadığını işaret ediyor!

Neymiş efendim Bursa’nın havası temizmiş.

Hadi oradan!

***

Bu şehri makam aracıyla değil, otobüsle, minibüsle, metro vagonlarında arşınlıyorum.

Bırakın hava kalitesini, görüş kalitesi bile kaybolmuş durumda.

Nedeni belli!

Hava kirli.

Gittikçe azalan gaz ve artan kömür kullanımının olduğu bir şehirde nasıl oluyor da hava temiz denebiliyor?

Hava koridorlarını bozan, Bursa’ya gözyaşı döktüren dikey mimari sayesinde temiz hava solumamız mümkün değil!

Örneğin, Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın verilerine göre, İnegöl’deki anlık hava kalitesi için; “Açık hava sporları için iyi bir hava değil. Bisiklet sürmek için iyi bir hava değil. Açık havada yürümek için iyi bir hava değil. Dışarıda bir şeyler yemek, piknik yapmak için iyi bir hava değil” değerlendirmesi yapıldı.

Yani İnegöl’de kanser vakalarındaki artışın sebebi, kirli hava.

Tüm bu yaşananların sorumlusu ne Somuncu Baba, nede Yıldırım Bayezid.

Ecdat, ecdat diye slogan atıp, kentin içine sanayi konduran, göçü engelleyecek projeler ortaya koyamayıp, muhafazakârlıklarına toz kondurmayan, masumların üzerine kül bulutlarını musallat edenlerdir!

***

Bu arada, bakanlık verilerini paylaşan Aktaş’a birkaç şey soralım…

Bursa’mızdaki sanayinin ortaya çıkardığı kirlilikten Büyükşehir’in mesul olmadığı nasıl izah edilebilir?

Bizim organize sanayilerimiz, Kocaeli sınırlarında mı?

Veya çorak arazileri olan ve atıl vaziyette duran Afyon’da mı?

Sahi bu arada, İYİ Parti Bursa İl Başkanı Selçuk Türkoğlu da, bakanlığın kentin dört farklı noktasındaki istasyonlarından alınan verileri paylaşmış.

Ve Aktaş’a seslenerek, ‘Hiç de sizin dediğiniz gibi bir veri yok ortada. Bursa'nın havası kirli. Sağlığımızla oynamayın’ demiş.

Verilere bakıldığında temiz havaya rastlamak mümkün değil.

Bursa’da rastladığımız tek şey, son 3 yıl içinde Yalova yolu, İzmir yolu üzerinde, Ankara caddesinde yükselen dikey mimariler.

Ve bu yapıların yükselişi karşısında susanlar. Ölü taklidi yapıp, illa kat, yat peşinde koşanlar.

Son olarak, bayanlar ve beyler, ‘boş ver, hiç yoktan iyidir’ demeyi bırakın artık, aklımızla alaya edenlerin ezberini, kimyasını bozan adımlar atın. Kapınıza gelenlere şirinlik yapmayın, gerçekleri söyleyin.