Bugünkü gibi hatırlıyorum.

TRT radyosunda yıllar önce haber bülteninde Yalova'dan Bursa ilçesi olarak söz edilmişti.

Yanılmakta belki de haklıydı haber yönetmeni.

Çünkü;

Haftada iki kez Çarşamba ve Cumartesi günleri onlarca esnafımız Yalova pazarına gider tezgah açardı.

Şehrimizin esnaf ve tüccarları özellikle Cuma günleri, sabah erken saatlerde şimdiki Kent Meydanı zamanın Santral Garajından Yalova'ya vapura yetişmek için otobüslere akın ederdi.

Yalova ile iç içe idik anlaşılan.

Ve haliyle...

***

Gencosman'dan başlayarak uzayıp giden, şimdilerde T2 tramvay hattı projesi ile mahvedilen ana caddemizin ismi Yalova Yolu olarak benimsenmiş, resmiyet kazanmış ve de hafızalara da kazınmıştı.

Ne olduysa, kim akıl ettiyse, hangi gerekçeye sığındılarsa 2015 yılında Yalova Yolu isminin İstanbul Caddesi olarak değişmesini istediler.

Cadde üzerinde faaliyet gösteren bazı iş adamları marifetiyle yılların Yalova Yolunun isminin değiştirilmesine zamanın Valisi, Belediye Başkanları ve Meclis Üyeleri destek verdiler.

Olmaz dedik, nedir bu İstanbul sevginiz dedik, dinletemedik.

Oysa o İstanbul'un dinamikleri her platformda Bursa ve değerlerini yok sayıyordu.

BUDO İstanbul'da görmezden gelinirken, iskele yer tahsisinde her türlü zorluğa muhatap kalırken;

Yenişehir Havaalanının devreye girmesi Sabiha Gökçen için engellenirken;

Spor programlarında İstanbul takımlarının yorumcuları Şampiyon Bursaspor'umuzu yok saymaya devam edip görmezden gelirken, bir türlü anlamıyorum Bursa yerel yönetim erkleri ve bazı iş adamlarının İstanbul sevgisini!

Ekonomi, siyasi, kültürel ve sportif faaliyetlerde, daha da büyümek için şehrimizi tüm değerleri ile hesapsız, pazarlıksız, özentisiz sevmek ve sahiplenmek gerekir.

Elbette Bursa büyürse Türkiye büyür.

Ama;

Ünü her kesim tarafından bilinen cefakar Teksas tribününde asılı pankartta ifade edildiği gibi.

Önce;

Şehr-i Müdafaa.