Tuzu kuru, bir yerlere sırtını dayayan, aldıkları ihale ve işlerle geçinenler, bu ülkede kıyamet kopsa umurlarında değil.
Trol, diğer adıyla tetikçiler de öyle. İş haber yapmaya, köşe yazmaya geldiğinde, belediyeler tarafından beslendikleri için susarlar; esnaf, iş insanı, işçi, emekli elektrik ve doğalgaz faturalarına isyan mı etmiş, görmezler, duymazlar. Bunların içindeki bazıları ise sosyal medya hesaplarından güzelleme yaparak tribünlere oynarlar, o kadar!
Mesela bir zamanlar, yani AK Parti iktidarından önce Kanal 7’de çalışırken inleyenlerin, sızlayanların haberlerini yapan, havuzun içindeki Akşam Gazetesi’nin tepesindeki isim Turgay Güler de, CNN Türk'te yayınlanan Tarafsız Bölge programında doğal gaz ve elektrik faturalarının pahalılığı tartışılırken “Vatandaşa kuru fasulye dağıtılsın, herkes kendi gazını kendi çıkarsın” diyerek, rezillikten, rezillik çıkarıverdi!
Der tabi, güç zehirlenmesine uğradığında böyle parmakla gösterilen irine, kire imza atarsın.
Düşünün ve biraz tefekkür edin; kaldırın kafanızı, yurdun dört bir yanından elektrik faturalarına isyan ediyor insanlar.
Bursa’nın farklı noktalarında, AK Parti’ye oy veren, bugüne kadar susan, elektrik faturası yüksek gelince canı acıyanlar bile, feryat ediyor.
Gelin görün ki hala “biz çok düşünceliyiz, faaliz” diyen bazı dernekler, bir birlerini ziyaret ederek, günlerini gün ediyorlar.
Örnek vermek gerekirse, daha geçen ay, “biz Şehreküstü Meydanı’nı işgal eden Diyanet’in ucubesine bile karşı çıktık” diyen daha önce Bursa’yı düşündükleri iddiasında olan, şimdi ise isimlerinin başına TR koyan pek düşünceli kulüp. Asgari ücretli, emekli, ticaret erbabı, iş insanları yüksek elektrik faturalarına yaka silkip, bela üzerine bela okurlarken, TR Düşünce Kulübü Başkanı Ercan Yakut’tan, arşa yükselen mazlumların sesine, titreyen yüreklerine tek bir katkı yok!
Büyükşehir Belediyesi sponsor olunca futbol turnuvası düzenleyen, daha önceleri Merinos’ta esnafı perişan eden kalitesizliklere çanak tutarak, sözde kültür günleri adı altında açıkta gıda satışı yaptıran, Bursa’da yaşanan yaramazlıkları umursamayan BİLDEF’le körebe oynamak daha akıllıca geliyor bu STK’lara.
Neden akıllıca gelmesin, düşünce kulübü sadece bu elektrik faturası isyanını gür ve yüksek sesle, esnafın, işçinin, emeklinin yanında yer alan bir dille gündeme getirirse, AK Parti Bursa Milletvekili Atilla Ödünç, Hakan Çavuşoğlu davetlerine icabet etmez, destek vermezler. Bir anda öcü dernek olmaya; ahların, yok olan hayatların yanında yer almaya ne gerek var, Kamil!
Canı yanmışın, yere düşmüşün yanında duranla, zurna çalan bir olur mu, olmaz!
***
AK Parti Genel Başkanı Yardımcısı, divan şiirleri okumakta pek maharetli AK Parti Bursa Milletvekili Osman Mesten’in eski genel başkanı Numan Kurtulmuş bile, elektrik zulmünü kabul ediyor ama “dalkavuklukta sınır tanımayanlar örgütündekilerde” tık yok!
Halk organizesiz, marjinallerin üfürmeleri olmadan, sokaklara çıktı. Evde hapis kalmadan yırttılar perdeleri, açtılar kapıları; İstanbul’da, Ordu’da, Sinop’ta, Kızıltepe’de, Doğubayazıt’ta.
Elektrik faturası işkencesine son verilsin diyerek ezberleri bozdular.
Tehditlere aldırmadan,
Kırıp dökmeden, “hakkınızı helal edin, sizi birkaç gün elektriksiz bıraktık” diyenleri şaşkına çevirerek.
Artık Bursa’da üzerindeki ölü toprağını silkelemesi gerekiyor.
500 gelen fatura, bin 200 olmuş.
3 kişi çalıştıran, dolaplarının çoğu çalışmayan markete 3 bin yerine, 7 bin 400 TL elektrik faturası gelmiş.
Bunun adına zulüm derler.
Bunun adına, haksızlık, adaletsizlik derler.
Bu ülkedeki çoğunluk, ufacık azınlık için kahroluyor, tükeniyor, kaynakları tüketiliyorsa, bunun adını varın siz koyun!
Oysa hakikat bir tane.
Hakikatin gizlenmesine; evlerinde, hanelerinde kalorifer peteklerini fatura çok gelmesin diye kısıkta tutan, tutamayanların feryadı ortada.
Hele ki,
Yüksek gelen elektrik faturası yüzünden kalp krizi geçiren Hüseyin A’nın acısını zilletten kurtulup duyurmak, her ferdin görevi değil de nedir?
Bazen üç günlük dünya için menfaatlerini diri tutanların, ölü olduklarına şahit olmak çok acı, Cahit abi!
Ama olsun karanlıkta yere düşenlerin, üşüyenlerin yanında olmaktan daha şerefli ne olabilir ki!