Dokuz Eylül Üniversitesinde (DEÜ) 2000-2008 yılları arasında rektörlük görevinde bulunan, tıp fakültesi emekli öğretim üyelerinden Prof. Dr. Emin Alıcı, 78 yaşında hayatını kaybetti. Hristiyan kökenli Alıcı için İzmir'de DEÜ Tıp Fakültesi Dekanlığı önünde ve İzmir Kültürpark İsmet İnönü Sanat Merkezi'nde tören düzenlendi. Törene eşi Nurdan Alıcı, kızı Esen Alıcı ile oğlu Prof. Dr. Evren Alıcı'nın yanı sıra İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile eşi Türkegül Kocaoğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkan Vekili Altan İnanç, İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram, sevenleri, meslektaşları katıldı.
" ADINI YAŞATACAĞIZ”
Törende konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, "Emin Hocamızın adını bu şehirde yaşatmak benim görevlerimden biri. Bunu yerine getireceğim. Çok değerli, büyük bir insan. İnsanların hayattayken değerini bilmek, yanlarında olmak önemli. İyilik için mücadele etmeyi seçmiş, o mücadeleden son ana kadar vazgeçmeyenlerin kıymetini bilmeliyiz. Umarım onların, böyle insanların bıraktığı mirasa layık olabiliriz" dedi.
GERİDE KİRLİ SİCİLİ KALDI
2000 yılında gerçekleşen rektör seçimlerinde liste dışı kaldığı halde 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından rektörlüğe atanan, ismi yasaklar ve skandallarla anılan Prof. Dr. Emin Alıcı, geride kirli bir sicil bırakarak öldü.
Alıcı, 2006 yılında CHP'lilerin düzenlediği bir toplantıda İslam dinine hakaret içeren ifadeler kullandı. İslamiyet'i geri kalmışlığın sebebi olarak gösteren Alıcı, "Keşke Anadolu Müslüman olmasaydı" diye konuştu. Alıcı, "1450'li yıllarda matbaa bulundu ve hızla Avrupa'da yayıldı. Biz, 250 yıl sonra matbaayı kullanabildik. Matbaayı Müslüman olmayan halk kullandı, gelişti. Keşke o zamanlar Anadolu Müslüman olmasaydı" ifadelerini kullandı. Açıklamalarını siyasi değerlendirmelerle sürdüren Alıcı, CHP'nin, genel seçimleri ölümüne alması gerektiğini savundu. Alıcı'nın sözleri kamuoyunda infiale sebep olurken, hakkında TCK'nın "kışkırtıcılık" suçunu düzenleyen 216. maddesi kapsamında soruşturma açıldı.