Ayşe Barım’ın yargılandığı İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde önemli bir gelişme yaşandı. Duruşma savcısı, esas hakkındaki mütalaasını celse arasında dosyaya sunarak, Barım’ın “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs etme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti.
Gezi Parkı sürecine ilişkin hazırlanan 171 sayfalık iddianamede yer alan tespitler, savcılık mütalaasında da dayanak olarak gösterildi.
Savcı mütalaasında, sanık Emine Ayşe Barım’ın Gezi Davası firari sanıklarından olan Memet Ali Alabora ile gezi olayları kapsamında bir bildirinin yayınlanıp yayınlanmaması konusunda fikir alış verişinde bulunduklarına dair 2 adet tape görüşmesinin bulunduğunu, tape içeriğinde Barım’ın bildirinin yayınlanmaması hususunda bir irade ortaya koyduğu anlatıldı. Mütalaada, bahse konu bildirinin kendilerine zarar verebileceğini, eylemlerin daha aktif bir şekilde gerçekleştiği zaman yayınlanması gerektiği kararının verildiği ifade edildi. Ayşe Barım'ın irade gösteren, danışılan ve onayı alınan kişi olarak tespit edildiği ifade edildi.

HTS kayıtlarına göre Ayşe Barım'ın Gezi Davası'nda yargılanan hükümlü Mehmet Osman Kavala ile 10 Haziran- 25 Kasım 2014 tarihleri arasında 39 kez, hükümlü Çiğdem Mater Utku ile 12 Haziran-25 Kasım 2014 tarihleri arasında 14 kez, firari sanık Mehmet Ali Alabora ile 30 Mayıs- 19 Haziran 2013 tarihleri arasında 3 kez görüşme gerçekleştirdiği ifade edildi. Mehmet Ali Alabora ile gerçekleştirilen görüşme tarih aralıklarının sadece Gezi Parkı olaylarının yaşandığı dönemlerde olduğu, öncesine ilişkin birlikte irtibatlarınınbulunmadığı, ilk irtibatlarının Gezi Parkı başlangıç tarihleri olan 30 Mayıs 2013 tarihi ile eş zamanlı uyumlu olduğu, Gezi Parkı süreci sonrasında herhangi irtibat kurmayarak gizliliğe riayet ettiği ifade edildi.
Gezi Parkı eylemlerinin en aktif döneminde ve sanık Ayşe Barım’a ait ID İletişim Danışmanlık A.Ş. isimli firmasına bağlı sanatçıların Gezi Parkı eylemlerine aktif olarak sahada destek verdiği belirtilerek Ayşe Barım’ın Gezi Parkı eylemlerine destek veren sanatçıları koordine ederek yönlendirdiği kanaatine varıldığı anlatıldı. Gezi Parkı eylemlerinin bir organizasyon dahilinde, sistemli ve planlı olarak yürütüldüğü belirtilen mütalaada, sanık Ayşe Barım'ın da bu süreçte tüm bu halkın sempati duyarak kitleleri peşinden sürükleme potansiyeli yüksek olan sanatçı-oyuncular adına sosyal medyada ve sahada irade göstererek planlama, organizasyon, yönlendirme yönünde faaliyet gösterdiği anlatıldı.
"TESADÜFÜ GÖRÜŞMELER OLAMAZ”
Ayşe Barım’ın, Gezi Parkı ana aktörleri ile önceye ilişkin hiçbir iletişim kaydı bulunmazken Gezi Parkı eylemlerinin hazırlık ve başlangıcı sürecinde sık sık ve sistemli olarak irtibatlandığı, ilk kez Gezi Parkı eylemleri sürecinde yapılan bu görüşmelerin hayatın olağan akışı içerisinde tesadüfi görüşmeler olarak değerlendirilemeyeceği ifade edildi. Ayşe Barım’ın şirketine bağlı sanatçılar aracılığıyla sosyal medya hesapları üzerinden Gezi kalkışmasının başından itibaren gösterilerin temel olarak örgütlendiği alan olan Twitter'da sürecin etkili bir parçası olarak en çok kullanılan etiketlerden #occupyturkey ve #DirenGeziParkı isimli hashtagleri sistemsel olarak paylaşmalarını sağladığı, böylece sanatçılar camiasının adına aktif rol üstlenerek sürecin yayılması kapsamında yönlendirme faaliyetlerinde bulunduğu ifade edildi.
“ŞİDDET OLAYLARININ TIRMANMASINA ZEMİN HAZIRLADI
Ayşe Barım’ın süreci destekleyerek yayılmasını sağladığı, şirketine bağlı sanatçılar aracılığı ile eylem çağrıları yaparak şiddet olaylarının tırmanmasına zemin hazırladığı, kendisine bağlı oyuncuları etkin bir şekilde sahaya yönlendirdiği ifade edildi. Bu şekilde, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme suçuna iştirak ettiği ifade edildi.
4/4
AYŞE BARIM KİMDİR
AYŞE BARIM KİMDİR?
Ayşe Barım, İstanbul'da doğmuş ve eğitim hayatına burada başlamıştır. Ortaokul ve lise eğitimini English Highschool for Girls'te tamamlayan Barım, ardından Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olmuştur. Eğitim hayatını sürdüren Ayşe Barım, iki yıl boyunca Londra'da iletişim eğitimi almış ve burada çalışarak deneyim kazanmıştır. Türkiye'ye döndükten sonra, medya sektöründe hızla kariyer yapmaya başlamıştır.
Ayşe Barım, kariyerine 1992 yılında medya sektöründe başlamıştır. İlk olarak Kanal D, ATV ve Hürriyet gibi büyük medya kuruluşlarında promosyon direktörlüğü ve halkla ilişkiler müdürlüğü gibi görevlerde yer almıştır. Daha sonra Klan-Euro RSCG, 1 Numara Hearst ve DMC gibi önemli firmalarda müşteri ilişkileri direktörlüğü ve genel müdür yardımcılığı gibi pozisyonlarda bulunmuştur
2002 yılında ID İletişim adlı menajerlik ajansını kurarak, sanatçılara menajerlik ve basın danışmanlığı hizmetleri sunmaya başlamıştır. Bugün, ID İletişim Türkiye'nin en tanınan ve önde gelen ajanslarından biri haline gelmiştir
Ayşe Barım, pek çok ünlü ismin menajerliğini yapmanın yanı sıra, sosyal medya danışmanlığı ve televizyon ile sinema projelerine basın ilişkileri hizmeti de sunmaktadır