Türkiye’deki ilaç krizi döviz kurundaki hareketlilikten dolayı giderek artıyor.  Özellikle geçen yıldan itibaren ilaca erişim sorunu birçok kişiyi mağdur ederken, hayati önem taşıyan bazı ilaçların da  ihracı durduruldu.

HAYATİ TEHLİKE SÖZ KONUSU

Para piyasalarında Euro 34 TL’den işlem görürken, ilaç için geçerli kur 17,55 olması sağlıkta gelinen noktayı gözler önüne seriyor. ANKA’nın haberine göre Eczacılar Vakfı Genel Başkanı İhsan Turnalar, euro kurunun şu an 34 lira olduğunu ancak ilaçta geçerli kurun halen 17,55 TL olduğunu belirterek “İlaçta fiyattan daha çok daha önemli olan ilacın bulunabilirliğidir. Hayati ilaçların büyük bir kısmı şu anda piyasadan yavaş yavaş çekilmekte. İlaç bulunamayınca hayati tehlikeler ortaya çıkıyor. İnsan hayatı söz konusuyken neyin tasarrufundan söz ediyoruz” dedi.

“VATANDAŞIMIZIN YANINDAYIZ, SORUMLU DEĞİLİZ”

Girdi maliyetleri düşmüyor, O kentte ekmeğe zam geldi Girdi maliyetleri düşmüyor, O kentte ekmeğe zam geldi

Daha önce birçok kez uyarıda bulunduklarını ifade eden Turnalar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz, bunun böyle devam edemeyeceğini, ilaç krizinin kapıda olduğunu söylediğimizde yetkili kurumlar sorunun eczacılardan kaynaklandığını iddia etmişlerdi. Tabi şimdi bu krizi yaşayınca sorunun bizden kaynaklanmadığı da anlaşılmış oldu. Ama tabi hasta ve hasta yakınlarıyla birebirde muhatap olanlar bizler olduğumuz için ne yazık ki bunun öfke patlamaları bize yansıyor fiziki şiddete varan olaylar yaşıyoruz. Oysa bakın diyelim ki eczacı kötü niyetli ama buna rağmen ilacı saklayamaz barkod sistemi ile gerekli merciler hangi eczanede hangi ilaçtan kaç kutu var görürler. Yani biz bu bakımdan vatandaşımızın yanındayız ve ilaç krizin en ufak bir sorumlusu değiliz.”

“KDV DÜŞÜRÜLMELİ”

İlaç krizine dair çözüm önerileri ve tavsiyelerini sıralayan Turnalar, şunları ifade etti: “Bu meseleden sorumlu olan hükümettir. Hükümetteki yetkili arkadaşlar ilaç üreticileri ve ithalatçıları ile acilen bir araya gelip akılcı bir yol ile bu krizi aşmalıdır. Örneğin ilaçta bugün yüzde 10 KDV alınıyor, bu oranı yüzde 1’e düşürerek firmaları bir nebze rahatlatabiliriz. Türkiye’de ciddi bir ilaç enflasyonuna doğru sürükleniyoruz. Bu iş şakaya veya ötelemeye gelmez. Öte yandan yerli ilaç üretimi içinde gerekli planlamalar, yatırımlar ve teşvikler bir an önce başlamadı. Sağlık alanında bağımsızlığının önemini tarih bize defalarca göstermiştir.”

Editör: Bilal Kayaaltı