Memur, emekli ve asgari ücretle çalışanların maaşlarına geçtiğimiz Aralık ayında yapılan artış, zam yağmuru karşısında ne hale geldiği hepimizin malumu.
Akaryakıtın durumu ortada, yapılan zamlar baş döndürücü. Buna bağlı olarak gıda ürünlerindeki kontrolsüz yükseliş, ayın sonunu getirmekte zorlanan Türkiye’de yaşayanları tedirgin ediyor, strese sokuyor.
Bu arada zalim Rusya’nın Ukrayna’ya savaş açmasıyla iki ayağımız bir pabuca girdi.
Sebebi belli, Türkiye’nin iki ülkeden buğday ve ay çekirdeği ithal etmesi. Yanı sıra, savaş çıkınca ülkemize gelemeyen, Azak Denizi’nde bekletilen ham yağ yüklü 22 gemi.
Böyle bir tabloyla karşı karşıya kalınca da,
Zam yağmuru karşısında çileden çıkan, ne yapacağını şaşıran halkımız, çiçek yağından kazık yemeyeyim, küçücük de olsa tasarruf yapayım düşüncesiyle, iktidarımızın semirttiği zincir marketlere koştu.
Görüntüler sosyal medyaya yansıyınca, zam endişesiyle yağ almak isteyenler adeta linç edildi.

Kafasını kuma sokup, vatandaşı arsızlıkla, stokçulukla, açgözlü olmakla suçlayanlar,
Buğdayı, ay çekirdeğini Rusya ve Ukrayna’dan ithal eden, çiftçiye pahalı mazot verme inadından vazgeçmeyen AK Parti iktidarına gıkını çıkarmayı unuttu.
Sözde görevinden affını isteyen ama “affını iste” şeklinde açıklama yapması istenen, AK Parti’nin önceki dönem Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar’ın “kibirden” kurtulmasını temenni ettiği, çiftçiyi, hayvancılık yapanları resmi tefeci bankaların kölesi yapan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin saçma sapan politikalarına sus pus oldular.
Bir gecede apar topar kanun çıkaran, devletin içine sızmışları anında tespitiyle gururlanan, KHK dienilen şeyle amiri, memuru evine gönderen, kocaman iradeye sahip olan, sokağa çıkma yasağı ilan eden, açık alanda maske takılmayacak diyen, vatandaşını zamlara karşı korumakla görevli çok kıymetli iktidarımız, vatandaşın karaborsacıların vicdansız bataklığında çırpınmasını seyretmesine ne demeli?
Esnafı, ticaret erbabını korumak zorundayız diye algı oluşturan, kendilerini eleştirenleri hain ilan etmekte pek maharetli olan ve 20 senedir bu memleketi yöneten AK Parti,
Her sokak başına, caddeye üç harfli zincir marketlerin açılmasına izin vermesi, hangi ticari politikalarla izah edilebilir?
Köylü tarlasını sürmek için traktörüne mazot koyamıyor, gübre ve yeme gelen yüzde 300’e varan zam karşısında çaresiz. Hatırlayın, iktidar gübreye gelen aşırı zamları biraz olsun geri çekti ama nafile. Trakya Bölgesi’ndeki arazilerin tefeci bankaların eline geçmesinin nedeni belli, borç. Çiftçi girdi maliyetlerinden dolayı üretimden çekiliyor. Tarımla ilgili teşvik edici, özendirici kültürel politikalar ortaya konulmayınca, gençlerin toprakta gözü olmuyor, sonrasında da bataklık kaçınılmaz.
Tabi, bu çok verimli toprakların sanayi alanlarına dönüştürülmesine izin veren ne Bulgaristan, ne de Yunan hükümeti! Buna trajediye susan, bizim çok kıymetli iktidarımızın bitmeyen beton aşkı!

***
Bursa’nın ne hale getirildiğine bir bakın, ova yok ediliyor. Diğer yanda ise şehrimiz daha fazla göç alsın iştahıyla hareket eden vatansever müteahhitlerimiz, daha fazla bina yapalım derdindeler. Bu çok vatan sevicilere, memleketin bir ucundan kadim kente gelip bina dikerek zengin olanlara, “gidin Ağrı’nın, Muş’un ekilemeyen topraklarını yeşertin, tersine göçün öncüsü, tarım ve hayvancılık alanında üretimin adresi, istihdamın ağaları olun” dense masanın altına girmek için hazır kıta bekler keratalar!
Zeytinle oruç açmanın faziletlerinden bahseden Yaratıcımız, ayetinde zeytine yemin ettiğini her seferinde hatırlatan Diyanet ve onun maaşlı namaz kıldırma memurları, hutbelerde muhalefeti eleştirmeye gelince aslan kesiliyorlar ama zeytinlik alanlarda maden aranmasıyla ilgili yönetmeliğe müsaade eden AK Parti hükümetine karşı nedense sütü dökmüş kedi gibi oluyorlar!
Sayıları bir hayli fazla olan sözde sivil toplum kuruluşlarının düşünceli yöneticileri zeytinyağlı yemekleri, ihaleleri çok sevdikleri için zeytinliklerin talan edilmesiyle ilgili mübarek iktidara tepki göstermek şöyle dursun, verin elimize baltaları biz keselim zeytinlikleri histerisindeler!
Şu gerçeği belirtmek gerekirse, tarım yönetiminde plansız işleyişin devam etmesi durumunda yeni kuyruklara, pahalı gıdaya, kıtlıklara hazırlıklı olmalıyız.
AK Parti MKYK üyesi Şamil Tayyar’ın sosyal medya hesabına yazdığı şu ifadeleri hatırlatarak bitirelim,
“Bunca rezilliğe rağmen kalıcı çözüm üretemiyorsak, bunun siyasi faturası ağır olur.”