“Ey iman edenler! Kendinizi ve aile fertlerinizi cehennemden koruyun. Onun yakıtı insanlar ve taşlardır” (Tahrim, 6.)
Çocuklar anne babaların yanında birer emanettir.
Çocuğun kalbi, bir mum gibi yumuşaktır. İstenilen her şekle sokulabilen çok kıymetli bir cevherdir.
Çocuk, tertemiz ve verimli bir toprak gibidir. Ne ekersen o biter. Hayır (iyilik) tohumu ekilirse; hem din ve hem de dünya mutluluğuna kavuşur. Anası, babası ve hocası da onun sevabına ortak olur. Eğer kötülük tohumu ekilirse; dünyası da ve ahireti de helak olur. Anası, babası ve hocası da onun günahına ortak olur.
Çocuğu cehennem ateşinden korumak, dünya ateşinden korumaktan daha zordur. Çocuğu korumak, onu güzel bir şekilde terbiye etmekle, ona iyi ahlak öğretmekle ve onu kötü arkadaştan korumakla olur. Çünkü bütün kötülüklerin başı kötü arkadaştır.

Çocuğa helâl süt içirmeli, helâl lokma yedirmelidir
Çocuğu süslü elbiselere ve her zaman tatlı yemeklere alıştırmamalıdır. Çünkü bunlara alışan çocuk, daha sonra bunlardan ayrılamaz. Ve bütün bir ömür boyu bunların peşinde olur. Çocuğu temizliğe alıştırmalı. Helâl süt içirmeli, helal lokma yedirmelidir. Çünkü kötü huylar, haram süt ve haram gıdalarla bulaşır.
Çocuk konuşmaya başlayınca, ilk sözü Allah olmalıdır. Bu sözü devamlı olarak çocuğa hatırlatmalıdır.
Bazı şeylerden utanmaya başlaması, iyi bir müjdedir. Çünkü akıl nurunun, kendisine geldiği kimse (yani ne yaptığını bilerek yaşamaya başlayan kimse), utanmayı kendisine muhafız yapar. (Yani kötülüklerden, utanma duygusu sebebi ile uzaklaşır.)
Çocukta yeme arzusu meydana gelmeye başlayınca, ona yemek yemenin edeplerini öğretmelidir.
Bu edepler şöyle sıralanabilir:
*Yemekten önce ve sonra ellerini yıkamasını,
*Yemeğe başlarken bismillah demesini,
*Sağ eli ile yemesini,
*Acele etmeden yemeği yemesini,
*Yemeği iyice çiğneyerek yemesini,
*Karnını tıka basa doyurmamasını,
*Yemeğin sonunda elhamdulillah demesini öğretmelidir.
Çocuğa beyaz elbise giymeyi sevdirmelidir. Zira Allah Resulü de beyaz giymeyi severdi.
İpekli elbiseler giymenin ve altın gibi süs eşyası kullanmanın, kadınlara mahsus olduğunu öğretmelidir.
Kötü arkadaş edinmesine göz yummamalıdır. Çünkü kötü arkadaştan korunmayan çocuklar, küstah, yalancı, saygısız, hırsız ve korkusuz olurlar.
Okuma çağına gelince, kuran okumayı öğretmelidir. Sonra Ashâb-ı Kiram ve İslâm büyüklerinin güzel huylarından örnekler anlatılmalıdır.
Çocuk iyi bir iş yaptığında onu takdir ve teşvik etmeli ve hediye vermelidir.
Ara sıra küçük kusurları olursa, onu görmezden gelmelidir. Fakat devamlı yaparsa, ona engel olmalıdır. Babasının büyüklüğünü çocuğa hissettirmelidir.
Çocuğu gündüz uyutmamalıdır. (Öğle uykusu "kaylule" bunun dışındadır)
Devamlı olarak yumuşak yataklarda yatırmamalı, ara sıra sert yerlerde yatırmalıdır. Böylece bedeni daha güçlü olur. Sıkıntılara karşı dirençli yetişir.
Her gün bir saat oynamasına izin verilmelidir. Böylece terbiye olur ve sıkılmaz.
Sıkılmaktan ve üzülmekten kötü huy meydana gelir. Ve kalbin körleşmesine sebep olur.
Herkese karşı alçakgönüllü olmasını ve başka çocuklara karşı kendini övmemesini ve özellikle tanımadığı kimselerden bir şey almamasını sık sık tembih etmelidir.
Yerlere tükürmemesini, birisi bir şey sormadan konuşup gevezelik etmemesini, gereksiz yere çokça yemin etmemesini, büyüklere karşı saygılı olmasını, dilini, yalan ve kötü sözlerden korunmasını öğretmelidir.
Hocasına karşı saygılı olmasını öğretmelidir.
Yedi yaşına gelince tatlı dil ve güler yüzle ona abdesti ve namazı öğretmelidir. On yaşına gelince ısrarcı olmalıdır.
Ahiret yurdu ve cennet nimetleri anlatılmalı ve bunların, dünyada iken yapılan güzel ameller ile kazanılacağını öğretmelidir.
Not: İmam Gazalî'nin Kimyay-ı Saadet isimli eserinden özetlenmiştir.