Öne Çıkanlar bura büyük şehir belediyesi nedim yamanlı acil veki ağbaba ahmet hakan çoşkun

Erdoğan: Enflasyon mücadelesini kazanacağız

Hayat pahalılığı Türkiye’de yaşayanları canından bezdirirken, ayın sonunu getiremeyen vatandaşlar, elektrik, doğalgaz faturalarını bile ödeyemez hale geldi. Bankalardan çekilen bireysel kredilerle geçici olarak rahatlamak isteyen halk, kredi bataklığında çırpınması ekonomide yaşanan sıkıntıları da gözler önüne seriyor. Enflasyonla mücadelede kararlı olduklarını her defasında söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 84 milyonu yaşanan buhrandan kurtaracaklarını kaydetti.

Katılım bankalarının finansal sistemin hak ettiği yerin ve potansiyelin gerisinde olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı, isim değişikliği önerisinde bulundu.

Erdoğan, “Türkiye'nin her alanda olduğu gibi ekonomide de hedeflerini küresel ligin en üst sıralarına çıkarmak için böyle bir süreçte bu tür çalışmaların çok daha anlamlı olduğuna inanıyorum. Salgın ve savaşın tetiklediği enerji ve emtia fiyatlarındaki artışın tetiklediği küresel ekonomik kriz tüm ekonomileri derinden etkilediği dönemden geçtiğini” hatırlattı.

“EKONOMİK MÜCADELEYİ KAZANACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmada şunları söyledi, “Birileri 8-9 yıldır Türkiye'yi yönetilebilir olmaktan çıkarmak için kumpastan darbeye her yolu denediler. Son mermiyi de ekonomiye sıktılar. Hesap edilmeyen durum çıktı. Tuzaklara karşı verdiğimiz mücadele bizi güçlü kıldı. Enflasyon meselesinin de üstesinden gelerek ‘Türkiye Yüzyılı’nı hep birlikte inşa edeceğiz. Tabii bu arada küresel ekonomik kriz sürekli yeni sorunlara da yol açarak dünyayı kasıp kavurmayı sürdürüyor. Yaşanan sorunların en çok etkilediği alanların başında ise finans kesimi geliyor. Esasen finans sisteminin bunun ötesinde sıkıntıları, çarpıklıkları, çıkmazları da vardır. Daha açık bir ifadeyle temel görevi tasarrufları doğru yatırımları yönlendirerek ekonomik büyümenin lokomotifi olması gereken finansal sistem artık bu görevini yerine getiremiyor.

“SOSYAL REFAHI ETKİLİYOR”

Geldiğimiz noktada, finans sisteminin üretimi ve ticareti beslediği ekonomik düzenin yerini adeta tüm diğer sektörlerin finans sektörünü beslediği, sağlıksız ve sürdürülemez yapı almıştır. Dünyada finans sisteminin beslediği borçluluk, gelir ve servet adaletsizlikleri hızla artıyor. Buna karşılık aynı sistemin yol açtığı sorunlar, ülkelerin ekonomik büyüme oranlarını ve sosyal refah seviyelerini olumsuz etkiliyor.

Öyle ki 2021 yılında 303 trilyon dolar seviyesine ulaşan küresel borçluluk oranı, küresel milli gelirin 3,5 katına yükselmiştir. Ülkelerin ve piyasaların 2008 küresel finans krizinden gerekli dersleri almadıklarını, aynı yanlış yolda yürümeyi sürdürdüklerini görüyoruz. Küresel finansal mimarinin insanı, ahlakı, üretimi ve paylaşımı temel aldığı yeni bir model önerisini geliştirilmesi şarttır.Katılım finans, finansal sistem içerisinde hak ettiği yerin ve potansiyelin hâlâ çok gerisindedir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.