Vatandaşı 10-15 yıl borca sokarak batı kentlerinde yaşatan algılar devam ederken, İstanbul’da umduğunu bulamayanlar doğdukları şehirlere dönmeye başladı.
İstanbul, şimdilerde tarihinin en büyük dış göç dalgalarından birini yaşıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri ve saha araştırmaları, İstanbul’un artık sadece dar gelirliler için değil, orta ve yüksek eğitimli kesim için de "yaşanması zor bir şehir" haline geldiğini tescilliyor.

GÖÇÜN BİLANÇOSU
Resmi rakamlar, İstanbul’dan ayrılış hızının korkutucu boyutlara ulaştığını kanıtlıyor:
2023 yılında 581 bin, 2024 yılında ise yaklaşık 369 bin kişi megakenti terk etti. GerçekGündem’in haberine göre, son iki yılda İstanbul’un nüfus kaybı 950 bin 783 olarak kayıtlara geçti.
Göç edenlerin ilk durakları Ankara, İzmir, Antalya ve Bursa olurken; Tunceli gibi daha butik şehirler de sakinlik arayanların yeni adresi oldu.
KİRA ÇIKMAZI
Göçü tetikleyen en somut nedenlerin başında konut krizi geliyor. Endeksa’nın 2025 verilerine göre, İstanbul’daki ortalama kira bedeli 33 bin TL sınırını aşmış durumda. Geçtiğimiz yıl 25 bin TL olan bu rakamın %30’dan fazla artması, sabit gelirliler ve emekliler için İstanbul’da barınmayı imkansız kılıyor. Alternatif olarak görülen Antalya’da bile kiralar 25-26 bin TL bandına çıksa da, İstanbul’un ulaşım ve gıda maliyetleri aradaki farkı megakent aleyhine açıyor.
YENİ HAYAT HİKAYELERİ
İstanbul’dan göç edenler için bu değişim sadece bir adres değişikliği değil, bir hayatta kalma stratejisi.
Ali H. (Tunceli’ye taşındı): "İstanbul'da bir yere gidip çay içmek, yemek yemek bile bir operasyona dönüşmüştü. Kalabalıkta gezmenin anlamı kalmayınca, memleketimde huzuru buldum."
Şule B. (Antalya’ya yerleşti): "Sürekli bir yetişme telaşı içindeydik. İş ve ev arasına sıkışan hayatımızda kendimize vakit ayıramaz hale gelmiştik. Şimdi hayatı hissediyoruz."
GÖÇÜN NEDENLERİ VE SOSYOLOJİK PROFİLİ
TÜİK’in "İller Arası Göç" verilerine göre, insanların şehir değiştirmesindeki en büyük pay %19 ile daha iyi konut ve yaşam şartları iken, onu %18 ile eğitim takip ediyor. Dikkat çekici olan ise, göç edenlerin büyük bölümünü lise ve üniversite mezunu "nitelikli iş gücü"nün oluşturması.




