Tarih: 11.01.2026 00:03

Tarih, kralların, paşaların çiftliği değil

Facebook Twitter Linked-in

Toplumların geleceğini inşa ederken geçmişle bağlarını koparmamaları gerektiğini belirten Otyakmaz, özellikle çocuklara verilen eğitimin ve yapılan telkinlerin hayati rol oynadığını ifade etti. Milli tarih şuurunun zayıflamasının, toplumsal kimlik ve aidiyet duygusunda ciddi boşluklar oluşturabileceğini kaydetti.

Otyakmaz yazısında, "Bizler, çocuklarımıza hangi telkinde bulunuyoruz? Onlara Millî Tarih şuurunu verebiliyor muyuz? Bizden başka tarihine sahip çıkmayan, tarihiyle kavgalı bir millet var mı acaba?" diye sordu.

İşte Hayati Otyakmaz'ın 'Milli tarih ve şuurunun önemi'  başlıklı o yazısı:

"Tarih, bir milletin hafızasıdır. Hafızası olmayan insan güdülmeye mahkûm olduğu gibi, tarihine sahip çıkmayan milletler de emperyalist ülkelerin uydusu olurlar. 

Bütün bitkiler kökünden sulanır. İnsanlar da ruhî ve fikrî gıdasını kökünden, yani geçmişinden alır. Kökünden suyunu almayan bir bitki nasıl çürür ise, tarihinden ibret ve ders almayan milletler de çürümeye mahkûmdur. 

Tarihin anlaşılması, bilinmesi, öğrenilmesi usulü hakkında Tarihçilerin Kutbu, Şeyhü'l-Müverrihîn Halil İnalcık şu öneride bulunuyor: 

"Türk tarihçilerine bir öneride bulunmak gerekirse diyebilirim ki; daima belgelere sadık kalın. Eğer hakikati ortaya çıkarırsanız bu daima bizim lehimizedir, çünkü bugüne değin tarihimiz hakkında yazılanların çoğu ya yalandır, ya çarpıtmadır. Eğer mübalağa yaparsanız kendinizi kabul ettiremezsiniz, sizi ciddiye almazlar."

Mübalağa, ancak şairlerin, edebiyatçıların eserlerinde hoş görülür, beğenilerek okunur. Tarihçinin vazifesi vesikalardan hareketle hakikati yazmaktır.

Şeyhü'l-Müverrihîn Halil İnalcık diyor ki:

"Bana, siz bütün kariyeriniz boyunca ne yaptınız diye sorarsanız şunu söyleyebilirim: Bütün çabalarım Türk tarihçiliğini modern tarihçilik düzeyine çıkarmaktır. Benim tarih anlayışım devletlerin tarihini ortaya çıkarmaktan ziyade halkın tarihini, halkın geçmişte nasıl yaşadığını, sosyal hayatını, ekonomisini, gündelik yaşantısını ve bunları belirleyen şartları ortaya çıkarmaktır. Bizim tarihçiliğimiz ise bu konulara yeni yeni ilgi duyuyor."

Ünlü düşünür Voltaire der ki: 

"Tarih, kralların, paşaların çiftliği değil, milletlerin tarlasıdır. Her millet geçmişte bu tarlaya ne ekmişse, gelecekte de onu biçer."

Yazının devamını oku--→ https://l24.im/tMfnZwF 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —