Öne Çıkanlar yunan abdülmetin aday bursabüyükşehir altın boynuz sardalya

Hostesliği bıraktı, çobanlığa başladı

İzmir’de üretim yapmak ve çocukluk hayalini gerçekleştirmek için hayvancılık yapmaya başlayan Kaplan, hayatında radikal bir değişiklik yaptığını söyledi. Ailesiyle yurt dışında yaşarken Türkiye'ye dönme kararı alan Nurcan  Kaplan, bir süre Alman firmasında tercümanlık yaptı.

Kaplan, 1994 yılında gördüğü gazete ilanının ardından hosteslik için başvuruda bulundu. Tam 10 yıl Adnan Menderes Havalimanında özel bir şirkette yer hostesliği yapan Kaplan, iki çocuğunun dünyaya gelmesinin ardından vardiyalı sistemde zorlanınca mesleği bıraktı. 5 yıl özel bir hayvancılık firmasında işletme yöneticiliği görevinde bulunan Nurcan Kaplan, işi iyice öğrendikten sonra 2015 yılında Torbalı ilçesinde bir çiftlik satın aldı. Hayvanlardan sağdığı sütleri ilçedeki mandıralara satmaya başlayan Kaplan'ın çiftliğinde, 56 düvenin yanı sıra at ve eşek de bulunuyor. Hayvanlarına isimleri ile seslenip onları elleriyle besleyen Kaplan, hostes üniformasını çıkarıp giydiği çizmeleri ile traktör de kullanıyor.

BANKADAN KREDİ ÇEKTİ

Hayvanlarla iç içe bir çocukluk geçirdiğini belirten Kaplan, “Çiftçilik zaten ailemizde olan bir meslekti. İdealimde hep bir çiftliğimin olması ve hayvancılıkla uğraşmak vardı. Ancak bunu gerçekleştirememiştim. Ailemle bir süre yurt dışında yaşadıktan sonra Türkiye'ye geldim. Alman bir firmanın tercümanlığını yaparken gazetede bir ilan gördüm ve hemen hosteslik için müracaat ettim. 10 yıl hosteslik yaptım. Evlenip çocuklarım dünyaya geldikten sonra vardiyalı çalışmak çok zor geldi. Toprağa geri dönmek istedim ve bir çiftlik satın aldım. Ardından hayvanlarımı aldım. Zor ve meşakkatli bir süreçti. Kadın olduğum için başlarda zorlandım. Özel bankalardan kredi çekerek hayvancılığa başladım ama bu işi yapmaktan büyük mutluluk duyuyorum” diye konuştu.

‘HAYVANDAN ANLAMAZ SÖZÜNÜ DUYDUM’

Hosteslikten hayvancılığa geçiş sürecinin de zorlukları olduğunu ifade eden Kaplan, “Seyahat edilirken tek tip kıyafetli, bakımlı kadınlarla konuşmanın her zaman bir albenisi vardır. Ben o bakımlı olduğum durumdan ayağına çizmesini, kafasına şapkasını geçirmiş makyajsız bir duruma geçtim. Tabii ki zor. Bakımlı ve şık kıyafetlerden sonra bu şekilde giyinmeyi kabullenmek de zordu. Halâ da saçım sarı olduğu için aykırı görünüyorum. Yurt dışından hayvan gelirken limana gittiğimde kimse benim gibi birinin oraya gidip hayvan tedarik edeceğini, hayvanları yükleyip taşıyacağını tahmin etmemişti. ‘Bu kadın neden buraya gelmiş, besi danası mı almaya gelmiş?' diye şaşırmışlardı ancak çok centilmence davranışlarla da karşılaştım. Bu konuda pozitif ayrımcılığı da yaşadım ancak ‘saçı uzun aklı kısa', ‘hayvandan anlamaz' sözlerini de duydum. Ben aslında çocukluğumdan beri hayvanların içindeydim. Küçükken hayvan sürmesini, kuzunun nasıl beslendiğini, ineğin nasıl sağıldığını biliyordum” sözlerine yer verdi.

‘KEYİFLİ BİR İŞ’

Pandemi nedeniyle sıkıntılı günler geçirdiklerini, bazı hayvanların bu süreçte satmak durumunda kaldığını dile getiren Kaplan, “Pandemi sonrasında pek çok sıkıntı yaşadık ama bu iş keyifli bir iş. Zor, tatili olmayan ama duygusu olan bir iş. Kadınlar bu işlere girmekten korkmasın. Çünkü bu hayvanlar da bir anne. Biraz emekle harikalar işler yapabilirler” ifadelerini kullandı. Kaplan, kooperatiflerin ve damızlık birliklerinin hayvancılıkla uğraşanları desteklemesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.