İsmail BAŞARAN
İsmail BAŞARAN
Yazarın Makaleleri
Doğduğum ev…
Anam; 'Sen bu evde doğdun' derdi. O gün bugündür eğile, dikile, düşe kalka, güle ağlaya 38 yılı devirdik. Anamın anlattığı hikayeler bir yana bendeniz de hayal meyal bir şeyler hatırlıyorum bu eve dair. Gittikçe yaşlanan bu evin...
Bayılırım şu düzenli dünyaya...
Birkaç gündür güneşin iyiden iyiye yüzünü göstermesiyle artan sıcaklıklar doğadan insana doğru geçen tatlı bir neşe, ulvi bir huzur kaplıyor sanki ortalığı. Baharın ilk günleriyle birlikte etrafı gelin gibi süsleyen çiçekler ve kuş...
Yoksul (1)
Müezzin yanık sesiyle sabah ezanını okuduğunda ben çoktan kalkmıştım...Gece boyunca cama vuran yağmur damlaları şiddetini hiç hafifletmeden sicim gibi yağmaya devam ediyordu. Nisan ayı olmasına rağmen tam türüs ısınmayan havalar nedeniyle...
Gülmek sana yakışıyor....
Politikacı oldum bittim mizaha karşı mesafeli olmuştur bu coğrafyada... Çünkü mizah her şeyden önce insanıdır... Sempatiktir. Güldürür, güldürürken düşündürür..  Politikacı için önemli olan insanı olmak değil iktidar olmaktır....
Bir bahar akşamında rastladım size...
Cemreler düştü... Soğuk kış günlerinin ardından sıcak ve rengarenk yaz günleri kapıda bekliyor artık... Havalar birkaç haftaya kalmaz ilkbaharı müjdeler...  Ağaçlarda çiçekler açmaya başlar... Cilveli cilveli ötüşen kuşlar en...
Sanayi ötesi toplum ve değişen hayatlarımız..
Sanayi ötesi toplum düzeni yaşamımıza her geçen gün daha fazla egemen oluyor.  Bu yeni toplum düzeninin temel özelliği teknoloji  alanındaki değişim ve gelişimlerin toplumsal yaşama biçim vermesidir.   Sanayi Ötesi Toplum...
Eleştiri kültürü üzerine
Eleştiri her şeyden önce bir kültürdür. Bu kültürün kaynağında eğrisiyle doğrusuyla bir insan olduğunu kabul etmek yatıyor. Hepimiz yaşamımızın bir safhasında az ya da çok hatalar yapabiliyoruz. İnsan olmanın en temel özelliklerinden...
Sait Faik ve Burgaz…
Kim bilir ne düşünürler Burgaz'ın sakinleri, sessiz zaman parçalarına sabahın ilk ışıkları düşecekken. Kimileri zamanı yalnızlığın hüzünlü ırmaklarıyla doldururken, kimileri ise özlemlerin, hasretlerin yürek burkan senfonisini...
Osmanlı'da Amin Alayı-Mahalle Mektebi
Çocukların bu mahalle mekteplerinde okula başlaması da, ilk örnekleri 13. Yüzyıl'a kadar uzanan belirli merasimlerle olurdu. Çocuğu okula başlayacak aile ziyafetler verir, mektebin hocasına hediyeler hazırlanırdı. Okuldaki diğer öğrencilere...
O bir dolandırıcılık ve kabadayılık uzmanı
O bir dolandırıcılık ve kabadayılık uzmanı. 30 yıllık meslek hayatında birçok dolandırıcı ve kabadayıyı anılarında antika gibi biriktirdi. 1945 yılında polis kolejine kaydolarak mesleğe ilk adımını atan, Bankalar Caddesi'nde kapkaççı...
'Veda' üzerine Palavra ve Gerçek...
Milletçe dram yaratmayı sevdiğimiz aşikar...   Duygu yoğunluğu yüksek bir eser görmeye görelim hemen ayaküstü  dramatik bir hikaye patlatıveririz ki ahali iki gözü iki çeşme ağlayamasa bile için için ağlasın... Okudukça,...
Handan’ın ölümü ve cinayet pornografisi
Handan Konuşmak İstiyor Handan çok güzel bir kızdı, gören bir kez daha döner bakardı, Allah övmüş de yaratmış derler ya aynı o kıvamda bir güzelliği vardı. On altı yaşındaydı liseye gidiyordu, arkadaşları arasında çok popülerdi,...
Benimkisi bir huzursuzluk hikayesi...
Sahi, dünya dedikleri hepi topu iki evlek yer değil miydi zaten... Ne vardı üzülecek ne  vardı tasalanacak.Bi tarla bostan yan gel Osman... İş mi yok, isteyen bak nasıl buluyor, boş gezenin boş kalfası mı diyorlar sana, boş ver aldırma.Sat...
Hoş geldin sonbahar
Sonbahar gelmiş hoş  gelmiş....  Güneş yer yer o sıcak ve sevimli yüzünü gösterse de git gide soğuyan havalar, sarılı, kırmızılı, turunculu, yeşili renk renk öbek öbek sokakları süsleyen yapraklar sonbaharın iyiden iyiye geldiğini...
4500 Yıllık Aşk Mektubu...
Sümerler ile ilgili okumalar yaparken tarihte bilinen ilk aşk mektubu karşıma çıkıverdi birden...Biz de lafın önüne baraj kurmayalım da sizleri ilk aşk mektubunun öyküsü ile baş başa bırakalım... Tam 4500 yıl önce Sümer kralı ile kraliçesi...
Türkçeyi Türkçe sevmek
Bugün MEB'in 2017 yılında düzenlediği "Türkçe Sevgisi" makale yarışmasında Malatya İl Üçüncüsü Türk Dili ve Edebiyat Öğretmeni Yunus Laçin'in "Türkçe'yi Türkçe Sevmek" adlı makalesini buldum ajandamın arasından......
Nerede o eski sohbetler?
Sohbet etmek ve gülmek insanın doğasında vardır ve yaşamın tadıdır. Anlamıdır. Zoraki olmadan, içten gelen bir duyguyla sohbet etmek ve gülmek, tamamıyla beynin rahatlığı ve konsantrosyonu ile ilgili bir davranış biçimidir ve de kendisini...
"Kim Takar Koronayı"
Sağlık Bakanlığı: 'Yeni Normal' in kurallarına uyalım, sosyal mesafeye dikkat! Vatandaş: Kadifeden kesesi Kahveden gelir sesi Oturmuş kumar oynar Ah ciğerimin köşesi Sağlık Bakanlığı: Maskesiz dışarı çıkmayalım! Vatandaş:...
Bir Vefalı Dost: Yahya Kemal Beyatlı
Boğaziçi'nin en geniş cepheli ve manzarasıyla ruha şifa veren yalılarından Kıbrıslılar Yalısı'nın üçüncü kuşak temsilcisi Tevfik Bey Babıali baskınında hayatını kaybeder. Kara haber tez duyulur derler ya Kıbrıslı Tevfik...
Çamlıca'nın Üç Gülü....
Neriman, Perihan ve Ümran.... Yesari Asım Arsoy'un "Biz Çamlıca'nın üç gülüyüz / aşk bahçesinin bülbülüyüz / dillerde gezer söyleniriz / gamsız yaşarız eğleniriz." dizeleriyle Türk Sanat Müziği'mize armağan ettiği...
Gonçarov'un belleğimize tuttuğu ayna
Oblomovluk tembelliği, pesimizmi anlatmak için günümüzde de zaman zaman kullanılmakta. Ama burada hem Oblomov'a hem de Gonçarov'a ciddi bir haksızlık yapılmakta. Özünde tembel biri değildir Oblomov, ancak dışarıdaki dünyaya ve insanlara...
1921 yılının Şubat ayı…
İnebolu-Ankara arasındaki taşıma işleri, ağırlaşan kış koşullarının etkisiyle güçlükle yürüyor, ulaşımda ciddî gecikmeler meydana geliyordu.  Kurtuluş Savaşı bütün hızıyla sürüyor, cepheler genişledikçe cephane ihtiyacı...
Aydın dediğin…
'Aydın' dendiğinde nasıl bir insan türü gelir aklınıza? Esnaf mı? Hattat mı? Bestekar mı? Şoför mü? Bozacı mı? Şıraca mı? Toprak işçisi mi? Derviş mi? Köylü mü? Cami imamı mı? Biliyorum, bunların hiç birine aydın denmez...
Yarının türküsüdür dilimde tüten...
Koparılmış yama gibi duran damalı arsaya uzanırdım. Sağım solum gözü kapalı ebeler, kazan çömlek patlatmış kuşlarla dolu olurdu. Üzerimde Nisan ayları kokusu. Dişlerimin arasında yeşil çizgili çayır dipleri. Gelincikler başlardı...