Herkes biliyor ama hatırlatmak iyidir, ezberi bozar.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da belediye başkanlığı döneminde şiir okuduğu için hapse mahkûm olmuştu. Ama önce yargılandı, davalar görüldü ve dönemin, emir alan, adalet dağıtması gereken yargıcı tarafından kalemi kırılıp cezaevine gönderildi.

Yani Erdoğan, yargılama sürecinde belediye başkanlığını sürdürdü. Sonrasında da Ali Müfit Gürtuna, İBB’ye başkan seçilmişti.

Aradan 26 yıl geçti. Köprünün altından hakkaniyet suyu akmasını beklerken, CHP’li belediye başkanları birtakım iddialar üzerlerine serpiştirilerek hapse atılıyorlar. Üstelik yargılamalar sonuçlanmadan yapılıyor bu acayiplikler.

Kısaca: Hüküm yok, ama ceza var!

Haliyle bu atmosfer, CHP’yi dağıtacağına birleştiriyor.

***

Bugün, Merinos platosunda CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Kayıhan Pala hariç diğer milletvekilleri ve Kıbrıs’ta olan Şadi Özdemir dışında ilçe belediye başkanları bir aradaydı.

Dedikoducuları, trolleri kıskandıran bir görüntü sergilediler. Buradayız, beraberiz, haklıyız, halkın yanındayız mesajı verdiler.

Yeşiltaş, önce belediye başkanlarına söz verdi. Girdi maliyetlerinden dolayı çiftçinin tarlasını ekemediği topraklardan gelen Harmancık Belediye Başkanı Ali Arıkan, ilçesinin sorunu olmadığını belirtti. Arıkan’ın yanında oturan Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren ise ilçenin, iktidar partisi belediyeleri döneminde vizyonsuzlaştığını kibar bir dille ifade etti. Sözü depreme getirdi; binaların yüzde 48’inin çürük olduğunu söyledi.

Uzun masanın diğer ucunda oturan Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, hizmetten çok atılan iftiralara, karalamalara, hatta itibar suikastlarına karşı bir duruş gösterdiklerini ifade etti.

Sonra söz sırası Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Şükrü Erdem’e geldi. Bakan Bey eskilere gitti, Demirel’i anımsattı, biraz da uzattı.

Hal böyle olunca, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın kendisine mikrofon verildiğinde Bozbey’e dönerek, “Başkan, 45 dakika konuşacağım, uzatmayacağım,” diyerek salondakileri güldürdü. Çalışan anne-babaların sırtlarındaki maddi yükü azaltmak için kreş açılışlarını sürdürdüklerini hatırlattı.

Milletvekilleri ise genel siyasete ve partilerine yaşatılanlara dikkat çekti.

***

Son konuşmacı Mustafa Bozbey oldu.

Bozbey’in anlattıklarına girmeden önce; akaryakıta gelen üst üste zamlar, haliyle girdi maliyetlerini fena halde etkiliyor. İğneden ipliğe, bilinen, tespit edilen veya ilan edilen şekilde zamlar geliyor.

Öyle acayip bir ülkede yaşıyoruz ki, ülkeyi AK Parti hükümeti yönettiği hâlde ulaşıma zam geldiğinde taksici, dolmuşçu ve muhalefet belediyeleri sorumlu tutuluyor.

Sanki pompayı CHP tutuyor, dövizi belediyeler zıplatıyormuş gibi.

İşin bir de “Nas” kısmı var ama neyse...

Şunu da eklemek istiyorum, iktidarın ekonomide yaptığı patinajın vatandaşa yansıyan faturasını, CHP’li belediyelerin istedikleri gibi anlatamadıklarını görüyor; meydanı boş bulan, muhalefete düşen AK Parti’nin ise kentlerde algıyı çok acayip yönettiğine tanık oluyoruz.

***

Başkan Bozbey’e dönecek olursak; bu yıl 36 milyar liralık bir gelir beklediklerini ama 2025’in yarısında yalnızca 13 milyar geldiğini, bunun da yıl sonuna kadar en fazla 26 milyar olacağını söyledi. Eksik kalan 10 milyarla hizmet vermek için didineceklerini vurguladı.

Her ay BUSKİ’nin zararından söz eden Bozbey, yine isim vermeden, vizyonu kendi gölgesi etrafında dönen Alinur Aktaş’ın kurumu ne hâle soktuğunu hatırlattı.

Betonlaşan, sanayi ablukası altındaki ve haliyle yağmurun da yağmadığı Bursa’nın yalnızca 50 günlük suyu kaldığını; bahçelerin içme suyuyla sulanmaması gerektiğini belirtti.

***

BUSKİ yetmiyormuş gibi bir de BURULAŞ’ın bataklıkta çırpındığını ifade eden Bozbey, 2018-2019 yılına kadar kendine yeten bu kuruluşun şimdi belediye bütçesinden 300 ile 350 milyon lira destekle ayakta kaldığını, ne pahasına olursa olsun BURULAŞ’ı yeniden kendi kendine yeten bir kurum hâline getireceklerini dile getirdi.

2024 Mart seçimlerinin üzerinden 16 ay geçti. Seçimler zamanında yapılırsa 3,5 sene sonra belediye başkanları seçmenin huzuruna çıkacak. Rahat bırakın CHP'yi yaptıklarından ve yapamadıklarından dolayı halk kararını versin. 'Ali kıran baş kesen' olmanın kimseye faydası yok.

Son olarak, CHP İl Başkanı Nihat Yeşiltaş’a bir tavsiyem, bir uyarım olacak:

Gündeminiz çok yoğun olabilir. Ama sizin yönetici yardımcılarınız ve övüne övüne bitiremediğiniz örgütünüz de var.

İl Başkanlığı’nın çevresindeki Celal Bayar Caddesi’ne, Ulu Cadde’ye, “tarihi çarşı” diye turistlere yutturulmaya çalışılan ama kuyumcularla işgal edilmiş Kapalı Çarşı’ya, Suriyeli göçmenlerin ucuza çalıştırıldığı Vişne Caddesi’ne bir uğrasanız…

Çileyi, kahrı görseniz.

Böyle bir adım atmak zorunda olduğunuzu bir yurttaş olarak belirtiyor, hiçte fena olmaz diye düşünüyorum.